9.11.2015

-kardeşsizliğin hikayesi

Size bir hikaye anlatacağım.

İki kişinin serüven dolu kardeşliğine dair. Bir ailenin içinde hiçbir zaman olmamasını dilediğim bir hikaye bu. Malesef hikaye tatlı sonla bitmiyor olacak ama bireyler arası tatlı sonlar mevcut. Tabii ilahi adaletin henüz tecelli etmemesinden mütevellit.

- anne ve babasının göç ettiği bir dünyada kalakalmış iki yetişkin. Anne göç etmiş, baba firar diyelim. Babanın firarı sonucu çocuklar mağdur olmasın diye yuvalar kurulmuş. Biri tek başına, biri de 4 çocuğu olan şirin bir kadının yanına yerleşmiş. (hep şirin olmasa da şirinmiş) Aslında şirin kadının yanına yerleşen kişinin daha önce tanımadığı 3 kadınla yaşaması ön görülmüş. Bu o kişi için büyük travmayken, tek yaşayan kişinin sadece kendi konforu ve huzuru mühim hale gelmiş. Elbette adaletin yanında olan insanların bir kaçı sessiz kalmadı bu duruma. Ama tek yaşayan kişinin agresif ve dominant olması nedeniyle şirin kadının yanına yerleşen kişi mağdur edildi. Bir süre sonra çok fazla özgür davranma isteği güttüğü için ev sahibi tarafından dizginleştirmek istenmiş tek yaşayan. Şirin kadının yanında yaşayanla birlikte yaşaması öngörülmüş. Fakat tek yaşayan ağlamış, zırlamış. Günlerce uyuyamamış konforundan mahrum kalacağından. Alamanyalar aranmış. Şirin kadının yanında yaşayan kişinin yerde yatması, eşyalarının bavulda kalması umrumuzda değil denecek kadar gaddarlaşmış diyaloglar. 'hazıra mı konacak' denmiş. Bence haklılarmış Şirin kadının yanında yaşayan kişi hakkında neden bunu dediklerini bilmemeleri bile yeterliydi haklı olmaları için. Şirin kadının yanında yaşayan; sırtında su taşımıştı zamanında, bastığı yerleri silmiş, yediği yemek tabaklarını yıkamış hatta yediği patates, domatesleri poşet poşet eve taşıyanmış.. Dahası çok ama nankörlüklerinden asla çok değildi.

Herkes kardeştir bu dünyada. İdeolojilerimiz hep bu yönde. Kardeşlik-barış. Başka bir şeyden söz etmeyiz ağzımız açıldığında. Ama en büyük düşmanlığı da birbirimize yapan insanların ta kendisiyiz. Bir gün ebeveyn olacağım ve nankör, çıkarları için yaşayan çocuklar olmasınlar diye onlara hep bir şeyler katacağım. Paranın insan satın almayacağını, yaşam alanlarını zenginleştirebilmek için paranın sadece kullanabilir bir araç olduğunu öğreteceğim. Fakirliğin asla 'mutsuzluk' ile eşit olmadığını.
Ölünce babalarına çeken çocuklar olmasınlar diye.
Ben ölünce babanıza sakın benzemeyin diye.

"Hayırlı olsun" diye başlayan cümlelerini hak etmeyen insanlara kullanmamaları gerektiğini öğreteceğim.

Onları merhametli bireyler olmaları için dişimi tırnak edeceğim.
Kin, nefret, kıskançlık değil; herkese sevgi beslemelerini emredeceğim.