6.08.2012

Anonim diyalog 2

-Yalnızlar kimsesizse, yalnızlık kimleri sahipleniyor?

+Kimseyi. Kimse olan kişileri.! Yalnızlık artık; 'kimse' haline gelmişleri sahipleniyor.

-Peki bu kadar yalnız insan varken bi çok kişi kimse ise, yaşamak kime kalıyor?

+İnsanların yaşıyor oldukları konusunda şüphelerim var. Sence de yaşıyor muyuz? Hepimiz birer 'kimse' değil miyiz?

-Bilmiyorum. Herkes kimse ise insanları ayıran bir şeyler olmalı. Benim gibi hissedenlerin olduğunu biliyorum ama herkesin böyle hissetmediğinden de eminim. İnsanları ne ayırıyor? Daha şanslı, daha mutlu, daha tasası devam edenler kimler?

+Herşey bilinçli ve bilinçsiz diye ayrılıyor kanaatimce. Bilinçli ve bilinçsiz diye iki ayrı kısım var. Ve bunların biri sürekli çeşitli mevsimler görmekte. Bir diğeri ise sürekli olarak kendi mevsiminde. İyi ve kötü görecelidir. Keza şans, yine öyle.

-Eğer öyleyse ben hangi kısımda olduğumu bilmiyorum. Bir kısımda olma düşüncesi bile beni tedirgin ediyor. Benim için mevsimler değil ruh halleri var. Hiçbir şey hissetmediğin ve herşeyi hissettiğin.

+Mevsimi tüm kılıflarla oldurabilirsin. Kendini bir kılıfa oymaya çalışma zaten. Özgür bırak ruhunu. Hiç ol gerekirse. Ben öyleyim. Hep bir hiç kimse halinde.

-Belirsizlik beni mahvediyor. Hiçlik, belirlenmiş bir yokluk ama yoklukta belirsiz. Soyunmak istiyorum hayata karşı bu yüzden üstümdekileri öğrenmeliyim.

+Rahat ol. Bırak kendini. O zaten soyacak seni ister istemez. Öyle karmaşık bir duygu ki bu; bir boşlukta hissedip yok olma isteğin bile kabarıyor çoğu kez..

-Kabarmak ne kelime, şakaklarına dayanıyor gözyaşlarıyla. Keşke burda olsa diyebileceğim insanlarım olsa.

+O kadar yalnız olamazsın. İstesen de olamazsın. Tıpkı şuan olmadığın gibi. Bugün ağlamaktan benimde iliğim kurudu. Ve bugünler, artık o kadar çok ki..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder